1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...
Konsinye İhracat Nedir? | Soocommerce Web Yazılımları

Konsinye İhracat Nedir?

Konsinye İhracat Nedir?


Konsinye satış, malların mülkiyeti devredilmeksizin, başka bir manasıyla gönderilen malların mülkiyetinin satıcıda kalması kaydıyla, konsinye olarak malı alan durumundaki kimseye verilmesi olarak tanımlanır. Konsinye işlemi bir firmanın daha öncesinden tespit edilen bir fiyatla veya günün şartlarına göre satılmak üzere başka bir işletmeye mal göndermesi işlemidir.

 

Konsinye mal satış sisteminde, üçlü bir ilişki söz konusu olup, konsinye malı satan (konsinyör), konsinye malı alan (konsinyi), gönderilen mal ise (konsinye) olarak ifade edilmektedir.

 

Konsinye mal satışları; Bir satıcının, diğer bir satıcıya, (dağıtıcıya ya da komisyoncuya) malını herhangi bir bedel almadan, belirlenen fiyat üzerinden satıldığı zaman, bedelinin ödenmesi şartını içeren satış sistemi olarak tanımlanır. Başka bir anlatımla, konsinye olarak satışa satışa çıkarılan malların gönderen tarafından belirlenen fiyatlarla müşterilere satılmak, satılmadığı takdirde iade edilmek üzere yollanan mallar olarak tanımlamak mümkündür.

 

Pazar paylarının hızla daraldığı ve rekabetin hızla arttığı çağımızda; üreticiler,  ithalatçılar, satıcılar ve alıcılar, pazar paylarını genişletebilmek, mevcut pazar paylarını kaybetmemek ve mallarını ulusal marka yapmak için konsinye satış sistemini benimseme yoluna gitmektedir.

 

Eğer siz kuvvetli bir üreticiyseniz ve geniş alanda müşteri bulabilmek için daha zayıf konumdaki perakende satıcılarla irtibata geçmek istiyorsanız ürününüzü onlara konsinye olarak gönderebilirsiniz. Satıcı da ürünü sattığında içinden karını çıkarıp geri kalan miktarı bilahare gönderir. Bu da bir pazarlama taktiğidir. Dolayısıyla konsinye satışı bu sebeple ortaya çıkmış olup. Konsinye ihracat da bu yol ile global seviyede mal satmak için ön görülmüş bir ihracat şeklidir.

 

 

Konsinye mal satış sistemini benimseyen, alıcı firmaların ticari bakımdan sahip olacakları avantajları şu biçimde sıralamak mümkündür; birincisi, şirketlerde nakit akışı yönünde bir rahatlama meydana gelir ve yöneticilerin stressiz bir ortamda karar vermelerini sağlar.  İkincisi, firmalar az sermaye ile daha fazla mal grubu buldurma imkânına kavuşur. Ayrıca müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılama problemleri en asgariye iner. Üçüncüsü, firmaların satıcılara yalnızca sattığı mallardan dolayı ödeme yükümlülüğü doğar. Dördüncüsü, işletmenin malı sattığında ve yalnızca karı oranında Katma Değer Vergisi yükümlülüğü doğar.

 

 

Diğer taraftan; satıcıların konsinye mal satış sistemini benimsemeleri halinde, ticari bakımdan sahip olacakları avantajları şu biçimde sıralamak mümkündür;  birincisi, mevcut pazar paylarının koruması ve pazar paylarının artış göstermesi ayrıca bunun yansıması olarak üretim kapasitesinin artış göstermesina olanak verir, ikincisi depo ve benzeri giderlerden diğer bir anlatımla sabit giderlerin azalmasına yol açması üçüncüsü ise satıcının kendisine sadık alıcılar portföyü oluşturarak, gelecek de yaşanacak ekonomik krizlerden en asgari ölçüde zararla atlatmasını sağlar.

 

06.06.2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İhracat Yönetmeliği’nin 4. Maddesi (h) bendinde  konsinye ihracat “kesin satışı daha sonra yapılmak üzere yurtdışındaki alıcılara, komisyonculara, ihracatçının yurtdışındaki şube ve temsilciliklerine mal gönderilmesi biçiminde yapılan ihracat” olarak tanımı yapılmıştır.

 

       

İhracat Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesine göre; konsinye ihracat başvuruları ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne yapılmaktadır. Madde ve/ya da ülke politikası açısından Ticaret Bakanlığı’nca getirilebilecek düzenlemeler kapsamındaki mallarla ilgili konsinye ihraç talepleri Bakanlığın görüşü alındıktan sonra, bunun dışında kalan mallara ilişkin talepler ise direk olarak İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce sonuçlandırılmaktadır. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce konsinye ihracat olarak onaylanmış gümrük beyannamelerinin 30 gün içinde gümrük idarelerine sunulması gerekir. İhracatçılar, konsinye olarak gönderilen malların kesin satışının yapılmasından sonraki 30 gün içinde durumu, kendileri tarafından düzenlenmiş kesin satış faturası ya da örneği ve gerekli diğer belgeler ile beraber izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne bildirmekle yükümlüdür.

 

 

Konsinye olarak gönderilen malın ihraç tarihi itibariyle bir yıl içinde kesin satışının yapılması gerekir. Bu süre, haklı ve mecburi nedenlere istinaden başvuru edilmesi halinde, izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce iki yıl daha uzatılabilir. Konsinye olarak gönderilen malın, konsinye ihraç izin süresi içinde satılamaması halinde, malın gümrük mevzuatı kapsamında yurda getirilmesi gerekir.

 

Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2013/31 sayılı genelgesinde, konsinye ihracat beyannamesi tescil edildiğinde, ödeme şeklinin mal mukabili olarak seçilmesi, beyannamenin 44 nolu sütununa “Konsinye ihracattır” ibaresinin yazılması sureti ile işlem yapılması gerekli olduğu belirtilmiştir.

 

Konsinye ihracat kapsamında yurtdışına gönderilen eşyalar konsinye ihracata uygun biçimde yapılır. Ancak Gümrük Yönetmeliğinin 449 maddesin uyarınca, konsinye satış sureti ile ihraç edilen eşyanın çıkışında, gönderildiği yerde satılmayıp geri gelmesi ihtimali göz önünde bulundurularak, ayniyet tespitine ilişkin tüm destekleyici bilgiler gümrük beyannamesine eklenmesi gerekir. İhraç amacı ile yurtdışına çıkan eşyaların satılamaması durumunda Yönetmeliğinin 448 inci maddesine geri gelen eşya işlemleri kırmızı hat muayenesi ile gerçekleştirilir.

 

KDV Kanunu’nun 10/d maddesine belirtildiği ve 1 no.Lu KDV Tebliği’nde de açıklandığı üzere,  komisyoncular vasıtası ile ya da konsinyasyon sureti ile yapılan satışlarda vergiyi doğuran olay, malların satıcı tarafından komisyoncuya ya da konsinyasyon sureti ile mal satanlara (konsinyi) verildiği anda değil, malların komisyoncu ya da konsinyasyon sureti ile mal satanlar (konsinyi) tarafından alıcıya teslimi anında oluşacaktır. Yukarıda da açıklandığı üzere, konsinye satışlarda, gerçek satış, malın gönderilmesi sırasında değil, aracı (konsinyi) tarafından nihai tüketicilere ya da üçüncü kişilere satılması sırasında gerçekleşmektedir. Malın konsinyi konumundaki aracıya teslimi satıştan çok bir emanet işlemi niteliğindedir.


Bu sebeple, malın mülkiyeti konsinyi tarafından satılıncaya kadar konsinyatör üstünde kalmaktadır. Bunun doğal neticesi olarak, anılan mallar, kesin satışı yapılana kadar, konsiyatörün stokları arasında yer alacaktır. Böylece, henüz satış kesinleşmediğinden, konsinye ihracat beyannamesi ile KDV iadesinden yararlanılamayacaktır. Bununla beraber, kesin satışının gerçekleştiği tarih boyunca tam istisna kapsamında KDV Kanununun 11 ve 12 inci maddeleri gereği mal ihracından dolayı KDV istisnasından yararlanılacaktır.


Öte yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229 uncu maddesinde “Fatura satılan emtia ya da yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan ya da işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” biçiminde tanımlanmıştır. Konsinye satışlarda ise malın konsinyasyon sureti ile mal satanlara (konsinyi) verildiği anda, henüz kesin satış olmadığı için, fatura da düzenlenmeyecektir. Anılan işlemlerde malın faturası, konsinyi tarafından üçüncü şahıslara satıldığında düzenlenecektir. Vergi Usul Kanunu’nun 231/5’inci maddesinde de; “Fatura, malın teslimi ya da hizmetin yapıldığı, tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verildiğinden, konsinye malın konsinyi tarafından üçüncü şahıslara satışını izleyen 7 gün içerisinde konsiyatör tarafından konsinyiye fatura düzenlenmesine özen gösterilmelidir. Keza, konsinye olarak yapılan ihracatlarda kesin satışı müteakip, yukarda belirtilen ihracat işlemleri de süresinde tamamlanmalıdır.

admin

Bir cevap yazın

WhatsApp WhatsApp Yazın