Yazar başlığı

Autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat, vel illum dolore eu feugiat nulla facilisis at vero eros et dolore feugait

%s yazar arşiviadmin

E-ihracat Avantajları Nelerdir

1. E ihracat nedir?
Adından da anlaşılacağı gibi, sınır ötesi e-ticaret yani e ihracat, bir çevrimiçi veya e-ticaret mağazası veya platformu kullanarak uluslararası bir kitleye ürün veya hizmet satma sürecidir.

E ihracat çevrimiçi satışlara özgü olsa da, sınır ötesi ticaret adı verilen ve çevrimiçi veya çevrimdışı herhangi bir satış kanalı aracılığıyla uluslararası bir kitleye denizaşırı satış anlamına gelen başka bir süreç de vardır.

 

2. Sınır ötesi e-ticaret e ihracat kimler içindir? 
Sınır ötesi e-ticaret, aşağıdakileri yapmak isteyen herhangi bir satıcı tarafından kullanılabilir:

işlerini genişletmek isteyenler,

Yeni pazarları ve satın alma trendlerini keşfetmek isteyenler,

Sunduklarını yurt dışına aktarıp ve daha büyük bir kitleye ulaşmak isteyenler.

 

3. Sınır ötesi e-ticaret yıllar içinde nasıl büyüdü?
Yıllar geçtikçe, e-ticaret daha popüler hale geldikçe, sınır ötesi e-ticaret de belirgin bir büyüme gördü:

Statista tarafından yapılan bir ankete göre, 2016 yılında küresel e-ticaret gönderilerinin %15’inden e ihracat ile yapılıyordu ve 2022’de %22’ye ulaşması bekleniyor.

All The Research tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2019’da küresel sınır ötesi e ihracat pazarının 578,57 milyar ABD Doları değerinde olduğu tahmin ediliyor ve %17,4’lük artan bir CAGR ile 2026 yılına kadar 2.248,57 milyar ABD dolara ulaşması bekleniyor.

Zion Research tarafından hazırlanan bir başka raporda, özellikle sınır ötesi B2C e ihracat 2018’de 562,1 milyar ABD dolarından 2027’ye kadar 4.856,1 milyar ABD dolarına ulaşacağı belirtiliyor.

4. Sınır ötesi e ihracat neden düşünmelisiniz?
Sınır ötesi e-ticareti kullanmanın en büyük yararı, küresel pazarlardan ve alıcılardan siparişler alarak işinizi uluslararası alanda genişletebilmenizdir. Bu aynı zamanda markanızın popülaritesini artırmanıza da yardımcı olacaktır.

Daha büyük bir kitleyle, işletmenizin sahip olduğu müşteri ve potansiyel müşteri sayısı artmaya başlayacak ve bu da talep ve müşteri siparişlerinde artışa neden olabilir. Bu, gelirinizi artıracaktır.

Bazı durumlarda, iç pazarda daha düşük talep gören ürünlerin, sınırlar ötesinde daha popüler olduğu bulunmuştur. Bu nedenle, sınır ötesi e-ticaret, yavaş hareket eden yerel işinizi büyütebilir.

 

5. E-ihracat ın zorlukları nelerdir?
Ödeme dolandırıcılığı
Sınır ötesi e-ticaret işlemlerinde kullanılan en yaygın ödeme şekli kredi kartlarıdır. Kredi kartı sahtekarlığını engellemek için çoğu çevrimiçi satıcı, alıcılar tarafından kullanılan kredi kartlarına yetki veren AVS’leri veya adres doğrulama sistemlerini etkinleştirir. Bu, ödeme sahtekarlığı olasılığını azaltsa da, AVS’nin faaliyet göstermediği ülkelerden müşteri kabul etmez.

Nakliye komplikasyonları
Ülke içinde nakliye yapılırken çoğu vergi ve yasa aynıdır, bu nedenle tüm süreç nispeten basittir. Ancak, sınır ötesi gönderi yaparken, resme yeni vergiler, yasalar ve ithalat ve ihracat kuralları eklendiğinden bu daha zor hale geliyor. Bu aksiliklerin birkaç örneği şunları içerir:

➤ Bazen, bir ürünü uluslararası bir alıcıya göndermenin toplam maliyeti, işlemi işletme için karlı kılmak için çok yüksektir.

➤ Diğer zamanlarda, belirli ürünler diğer ülkelerde yasa dışı olabilir ve bu da işlemin gerçekleşmesini engeller.

Dil ve para birimi farklılıkları
Bir e-ticaret satıcısının uluslararası kullanıcıları desteklemesi için web sitelerinin para birimlerinin yanı sıra uluslararası dilleri de destekleyebilmesi gerekir. Ancak, tüm dilleri ve para birimlerini destekleyemedikleri için sınırlı bir sayıya bağlı kalmaları gerekecek. Bu, dil ve para birimi desteklenmeyen ülkelerdeki müşteriler için satın alma işlemi yapamayacakları için bir zorluk teşkil ediyor.

.

Akreditif Nedir? Akreditif Ödeme Türleri

Dış ticarette kullanılan birçok ödeme şekli vardır. Bunlardan biri de akreditiflerdir. Akreditiflerle meydana getirilen ticaretin, bulunan riski azaltma mevzusunda ciddi bir önemi bulunur. 

Bu yüzden ithalat ve ihracat icra eden tüm firmalar, bu ödeme yöntemini kullanırlar. Bu ödeme yöntemi bankalar vesilesiyle mümkündür. Bu yüzden bankaların derhal hepsinde bu hizmet mevcuttur.

 Kurumsal şirketleri bu hizmetiyle kendilerine çekmekte ve bu konuda da kendi aralarında rekabet kurmaktadırlar. Bu sebeple akreditiflerde kullanılan komisyon ve ücretler, bankadan bankaya değişim göstermektedir.

 Akreditif yapacağınız banka seçimini yaparken, ücret ve komisyonları dikkate almanız önemlidir. Bu mevzularda mukayese yapmalı ve şirketiniz için en avantajlısı hangisi ise onunla çalışmalısınız. Bunun için bankalardan teklif alma yöntemiyle gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca akreditif yapabilmeniz için de firmanın banka nezdinde gayri nakdi limitinin bulunması gereklidir.

 Çünkü bu işlemde banka firma adına bir risk üstlenir ve bunun için de bankaya lüzumlu güveni sağlaması gerekir. İşte firmalar de bankalara sağlamış oldukları güven, yani limit kadarıyla çeşitli hizmetlerden yararlanabilir. Bunlardan biri de akreditiflerdir.

 

Akreditif Nedir?

Ticarette ödeme yöntemi olarak kullanılan akreditif, ithalatçının talebine nazaran oluşturulan ve bir banka tarafınca ihracatçıya belli koşullar altında ödeneceği mevzusunda verilen garantidir. Yani bankalarla meydana getirilen bir kontrat çeşididir. İngilizce karşılığı ‘Letter of Credit’ şeklindedir ve L/C olarak da görünür. Ülkemizde de bankalarda bu şekilleriyle görebilirsiniz. Ayrıca birçok türü de mevcuttur. Akreditif yaparken bu türler hakkındaki da fikriniz olması, işlemlerinizi ticarete daha müsait yapmanızı sağlar. Bir çeşit gayri nakdi kredidir.

Akreditifin oluşturulması için temel olarak dört tarafı bulunur. Bunlar ise ithalat yapan müessese, bu kurumun bankası, ihracat meydana getiren kuruluş ve aradaki bağlantıyı sağlayacak yurt dışı bankası kısaca muhabir bankadır.

İşlemlerde amir, amir banka, lehtar ve lehtar bankası şekliyle de görebilirsiniz. Burada amir ithalat yapanı, lehtarda ihracat yapanı tanımlar. Bu dört taraftan bir tanesi olmadığı takdirde akreditif işlemi yapılmaz.

 

Akreditif Ödeme Türleri Nelerdir?

 

Akreditif; uluslararası ticarette ödememe benzer biçimde risklerin ortadan kaldırılması için kullanılır. Çeşitli kısımları içeren akreditif türleri vardır. Bu türleri özetlemek gerekirse inceleyecek olursak;

 

Kabili Rücu Akreditif: Cayılabilir akreditif olarak da karşınıza çıkabilir. İthalatçının akreditif açtığı banka istediği her anda bu kredinin iptal edilebileceği şeklinde oluşturulur. Burada laf konusu malın bedelinin ödeneceğine dair bir garanti kati olarak verilmez. Bu yüzden satıcı tarafında çok emin görülmez.

 

Gayri – Kabili Rücu: Bu akreditif türü cayılamaz benzer biçimde oluşturulur. Cayılması için tüm tarafların onayı alınması gereklidir. Bunun dışında bir iptali mümkün değildir. Burada bir güvence mevcuttur ve banka tarafından şartlar yerine getirilmiş olduğu sürece ödeme taahhüdü vardır. Bu yüzden de satıcı açısından güvenlidir. Eğer herhangi bir ayrıcalık belirtilmemişse oluşturulan akreditifler gayri – kabili rücu olarak oluşturulur.

 

Teyitsiz Akreditif: Açılan akreditifte muhabir banka, amir bankanın teyidine gerek duymadan satıcı tarafın lehine oluşturur. Burada herhangi bir garanti bulunmaz.

 

Teyitli Akreditif: Teyitsiz akreditifin bilakis muhabir bankanın teyit ettiği ve mevzu olan malın bedelinin ödeneceğine dair bir ek güvence verilen türdür. Eğer alıcı bir bankanın teyidini ekleyerek lehdara doğrusu satıcıya bildirirse, akreditifi açan bankanın bütün sorumluluğu üzerine almış olduğu anlamını taşır.

 

Rotatif (Dönen) Akreditif: Yenilenen akreditif olarak görülebilir. Mal kullanıldıkça herhangi bir ek sözleşmeye yahut talimata gerek kalmaksızın aynı koşul yada meblağ üzerinden otomatik olarak yenilenir. Bu tür akreditiflerde meblağ olarak yahut vakit olarak sınırlar belirlenir. Böylelikle bankayı ve alıcıyı ciddi sorumlulukların altına girmekten kurtarır.

 

Kırmızı Şartlı Akreditif: Akreditifin üstünde kırmızı olarak belirtilen; malların satın alınmasında, işlenmesinde, ambalajlanmasında, ulaşımında ve depolanmasında kullanılmak için bir ön ödeme ödemesinin yapılacağını belirten akreditif türüdür. Amir tarafınca peşin ödeme yapılır yahut ön ödeme gönderilir.

 

Yeşil Şartlı Akreditif: Bu tür akreditifte ithalatçıya peşin ödeme yapılmış imkanı verilir. Ödemeler ise malların depolandığı benzer biçimde durumları gösteren makbuzlar ve faturalar karşısında yapılır. Bu sayede amirin riski birazcık daha azaltılır. Ayrıca peşin ödeme cevabında ihracatçı malları göndermez veya şartlara uygun davranmazsa, ithalatçı tarafınca amirin bankadan parayı istemesi mümkündür.

 

 

Karşılıklı Akreditif: Bu tür akreditifler transit ticarette bulunan aracılı satışlarda kullanılır. Arada bulunan firma hem amir hem de lehdar konumundadır. Yani malı alır ve amir konumuna geçer sonra satar ve lehdar konumuna geçer. Bu tür akreditifte çeşitli koşullar vardır ve sağlanması gereklidir. İki tane akreditif olduğu için ikisinin de koşulları birbirleri ile vade gibi konulardan uyumlu olmalıdır.

 

Devredilebilir Akreditif: Bu tür akreditifler, lehdar tarafından başka bir lehdara devredilebilmesini sağlar. Fakat bunun yapılabilmesi için amir tarafından devir edilebilir olduğuna dair bir kayıt koyulması ve akreditifin de gayri kabili rücu olması gerekmektedir. Bu devir sadece bir kere yapılabilir.

 

Garanti Akreditifi: Garanti mektubu gibi olan bu akreditif türü herhangi bir malı değil, hizmeti içerir. Hizmetin garanti altına alınması için kullanılır. Sadece kapsam yönünden farklı olan bu tür, şekil olarak diğer akreditiflere benzer.

 

Akreditif ile ticaret yapmak isteyen şirket karşısında bu sürecin işleyişi şu şekildedir: Öncelikle alım ve satım tarafları arasında bir sözleşme imzalanır. Yani amir ve lehdar kendi aralarında malın alım ve satımına dair sözleşme yaparlar. Daha sonrasında bu kontrat ile ithalatçı, yani amir kendi bankasına başvurarak; ihracatçı kısaca lehdar adına L/C (akreditif) açılmasını talep eder.

 Bu banka amir banka niteliğinde olur.

 Amir banka da muhabir bankaya ulaşır ve bu akreditifi iletir. Akreditif beyannamesini alan muhabir banka da bununla beraber ihracatçıya şu demek oluyor ki lehdara ulaşır.

Tüm bu bilgilendirmeler bittikten sonrasında mallar ithalatçıya gönderilir ve elinde bulunan vesaik belgesini muhabir bankaya ileterek mal bedelini bildirir. Sonrasında muhabir banka amir bankaya ulaşarak, malların bedelini tahsil eder. Son olarak da amir banka akreditif bedelinin ödendiğini işaret etmek için elinde bulunan belgeleri amire yani ithalatçıya ulaştırır.

 Böylelikle akreditif işlemi yapılma olur ve oluşturulan tecim güvenle gerçekleşir. Bundan sonrası amir bankayla ithalatçı arasında belirlenen planlama ile ödeme işlemleri yapılır. Bankaların ödemesini alması mevzusunda da birçok avantajı bulunur. İthalatçı bunlardan birini kabul ederek, mal alım işlemini gerçekleştirmiş olur. Sonucunda da akreditif işlemi tam anlamıyla gerçekleşmiş olur.

 

İhracatçı Firmalar Açısından Akreditifin Avantajları Nelerdir?

 

  • Akreditif ilk kez çalışılan müşteriler ile yapılan dış ticaret işlemlerinde güvenle kullanılabilmektedir. Böylece ihracatçılar açısından yeni pazarlar ve yeni müşteriler bulma anlamında akreditifli ödemenin mühim bir yeri oluşmaktadır.

  • Orta ve yüksek tutarlı işlemlerde akreditif en güvenli ödeme seçeneğidir. Bu tip işlemlerde akreditif ihracatçılar açısından hem ödeme güvencesi verir; bununla birlikte pazarlama pozitif yanları sağlar.

  • Bazı ülkelerde ithalat yapmak için akreditif kullanması zorunludur. Örneğin Bangladeş, Cezayir şeklinde ülkeler tüm ithalat işlemlerinde yasal zorunluluk neticesinde akreditif kullanmaktadırlar. Akreditifli ödeme ile çalışabilen ihracatçı firmalar kendilerine bu pazarlarda daha kolay yer açabilmektedirler.

Akreditif ile yapılan ihracatlarda ithalatçının batkı etme riski önemli seviyede ortadan kalkmaktadır. Çünkü müsait evrak ibrazı karşısında ödeme yükümlülüğünü veren kurum ithalatçı değil, ithalatçının bankasıdır.

Akreditife teyit ilave ettirilerek hem de ithalatçının ülke riskinden de sakınmak mümkün olmaktadır.

Akreditifli ödeme ile ithalatçının haksız yere malı kabul etmeme veya evrakları bankasından almama benzer biçimde takınacağı ticareti bozucu davranışların önüne büyük ölçüde geçilebilmektedir. 

Burada mühim nokta ihracatçının uygun evrak ibrazı yapmasıdır. Evraklarda biriki olması niteliğinde bankanın ödeme güvencesi ortadan kalkmaktadır. (İhracatçının hileli muamele yapması durumunda ithalatçıların mahkemeden ödemeyi durdurma kararı aldırması her vakit mümkündür)

Akreditif şartları kesindir ve akreditif açılışından sonra değiştirilemez. İhracatçı firmalar daha işlemin başından itibaren ödemeye ulaşmak için hangi adımları takip etmeleri gerektiğini bilmektedirler.

 

İthalatçı Firmalar Açısından Akreditifin Avantajları Nelerdir?

 

İthalatçı firmalar açısından akreditifin en önemli pozitif yanları çoğu zaman peşin ödeme istek edilen pazarlardan akreditif ile peşin ödeme yapmaksızın ürün ithal edebilmektir. Böylece ithalatçı firmalar ödeme yapmak için vakit kazanmaktadırlar.

 

İhracatçı ve İthalatçı Firmalar Açısından Akreditifin Dezavantajları Nelerdir?

Akreditifin en mühim dezavantajı pahalı olmasıdır. Gerek açılış aşamasında ithalatçının ödemiş olduğu akreditif açılış masrafları, gerekse de ihracatçı şirket tarafınca ödenen teyit, rezerv, ihbar, rambursman benzer biçimde komisyonlar akreditifin en önemli dezavantajlarından birisi konumundadır.

Akreditif bilhassa ihracatçılar açısından operasyonel olarak zor ve yorucu bir işlemdir. Ayrı bir ihtisas talep eder. Mutlaka akreditif belgelerinin bir akreditif uzmanı tarafınca hazırlanması gerekmektedir.

Özellikle Türkiye için akreditif konusunda yaşanan en büyük mağduriyetlerin başlangıcında ise konu ile alakalı tam malumat sahibi olmayan kişilerin ihracatçı ve ithalatçı firmaları yanlış yönlendirmesinden meydana gelmektedir.

 

İhracat Fazlası Ürün Nedir?

 

Son birkaç senedir ülkemiz giyim piyasasında ihracat fazlası ürün furyası esiyor. Pek çok yerel konfeksiyon mağazası ve pazar tezgahında “ihracat fazlası” olduğu iddia edilen, dünyaca popüler markaların ürünleri mağaza etiket fiyatından 5-10 kat daha ucuza satılıyor. “Ucuz etin yahnisi yavan olur” felsefesi ile hemen herkesin aklına bu ürünlerin sahte olduğu gelse de bu yaklaşım her zaman doğru olmayabilir.

 

İhracat Fazlası Ürün Nedir?

Dünyaca ünlü markalar, maliyeti düşürmek amacı ile ürünlerini kendi ülkeleri yerine iş gücü, malzeme ve nakliyenin çok daha uygun olduğu Asya ülkeleri ya da Türkiye gibi yerleri tercih etmektedir. Her ne kadar Asya kıtası son zamanlarda bu konu da öne geçmiş olsa da ülkemiz de hala daha nitelikli tekstil ürünlerinin ucuza mal edilebildiği sayılı ülkelerden biri konumundadır. Bu da ihracat fazlası ürün satışının basit, hızlı ve kolay para kazanmanın yollarından birisi haline getirmektedir.

 

Üretici firma, yaşanabilecek aksaklıkları göz önünde bulundurarak toplam sipariş sayısından daha fazla ürün imal eder. Kumaşta renk kayması, dikiş kayması, yırtık, sökük gibi markanın kalite standartlarına uymayan ürünler, sipariş veren firma tarafından teslim alınmaz. Böylece fazla sayıda üretilen ürünlerle beraber sipariş miktarı dengelenmiş olur. Bu ihracat fazlası defolu ürünler de üretici işletmenin elinde kalır.

 

Bir diğer olay ise üretilen konfeksiyon ürünlerinin hiçbirinde sorun çıkmaz. Bu durumda da yedek olarak üretilmiş ürünler imalatçıda kalır. Üretici firma zaten teslim ettiği ürünlerin ücretinden, elinde kalan bu ürünlerin maliyetini karşıladığı için, bu ürünlerin ona getirdiği tek yük depolama masrafıdır. İmalatçı, bu yükten de kurtulmak için elinde kalan ürünleri uygun fiyattan perakende satış yapan şirketlere verir.

 

İhracat Fazlası Ürünleri Orijinal midir?

Açıkçası bu meselenin net bir cevabı bulunmamaktadır. İhracat fazlası toptan giyim ürünleri orijinal olabildiği gibi bu furyadan yararlanmak isteyen kurnazların piyasaya benzer ürünler sokması sebebiyle sahte de olabilir.

Bazı markalar, imalatçının elinde kalan ürünlerinin piyasaya sunulmadan önce etiketlerinin kesilmesini şart koşuyor. Bu sebeple almayı düşündüğünüz ürünün etiketi kesilmişse orijinal olma ihtimali daha yüksek. Ancak bir çok konfeksiyon mağazası, bu ihracat fazlası marka ürünlerin satışını kesilen etiketlerin yerine yenisini dikerek yaptığından %100 kesin bir şey söylemek mümkün değil.

 

Ürünün ihracat fazlası olmasına karşın etiketinde “Made in China” yazması da orijinallik konusunda kesin bir veri sunmuyor. Çünkü ürün, ihraç edilmek üzere Asya ülkelerinden “ithal” edilmiş de olabilir.

 

Bu noktada elinizde bulunan ürünün orijinal olup olmadığını anlamak için sezgilerinize güvenmekten başka çareniz kalmıyor. Eğer ürünün kumaşı nitelikli değil ise, defolu olmamasına rağmen dikişlerinde, marka logosunda dikim hataları ve bariz bir kalitesizlik var ise muhtemelen o ürün sahtedir. Fakat markanın, ürünü tam da bu nedenlerden dolayı almamış olabileceğini de unutmayın. Özetle ihracat fazlası ürünlerin orijinal olup olmadığı konusu tam bir muamma.

 

İhracat Fazlası Ürünler Nereden Alınır?

Özellikle marka ürünlerin ihracat fazlası satışlarında Türkiye’deki 10 binlerce konfeksiyon mağazasının ve pazarcının rakibiniz olduğunu düşünürsek elinizi çabuk tutmanız gerekmektedir. Bu işle uğraşan birden fazla mağaza ve pazarcının imalatçı firmayla direk olarak bağlantısı mevcuttur ve ürünler satışa çıkmadan önce firmayla iletişim kurarlar. Bu bağlantıyı kurarak ürünler üretici işletmenin elinden çıkmadan alımını gerçekleştirebilirsiniz.

 

İhraç fazlası ürünler için izleyebileceğiniz bir diğer yol da ikinci el satış siteleridir. Genellikle popüler markalar haricindeki ürünler bu sitelerde toptan fiyatına listelenip satışa sunulmaktadır. Eğer kısa bir zaman için bu işi yapmayı düşünüyorsanız ikinci el sitelerinden toptan ürün alarak satış yapabilirsiniz. Ancak uzun sürede kesinlikle bir imalatçıyla bağlantı kurmanız gerekmektedir. Bu sayede hem marka ürünleri elde edebilir hem de aracıyı ortadan kaldırarak maliyeti düşürebilirsiniz.

 

Son olarak bazı sosyal medya gruplarında da ekonomik fiyata ihraç fazlası ürünleri bulabilmeniz mümkün.Bu gruplarda imalatçı firmalar veya aracılar ellerindeki ürünleri satışa sunuyorlar. Ancak buradan alışveriş yaparken satıcının güvenilir olduğundan ve başka kullanıcıların satıcıya olumlu referans verdiklerinden emin olmalısınız. Aksi halde hilenin çok fazla döndüğü bu sektörde dolandırılıp elinizde bulunan sermayeden olabilirsiniz.

 

İhracat Fazlası Ürün Satışı Karlı mı?

Binlerce mağaza ve pazar tezgahının senelerdir bu işi yaptığını düşünecek olursak karlı olduğunu söylemek mümkün. Fakat tek maliyetinizin bu ürünler olmayacağını unutmayın. Mağaza veya tezgah kirası, elektrik, su ve nakliye gibi unsurlarda ele alındığı zaman maliyetinize ilave edilecek. Bu sebeple ürünlerin satış fiyatını belirlerken bu faktörleri de hesaba katmalısınız.





Konsinye İhracat Nedir?

Konsinye İhracat Nedir?


Konsinye satış, malların mülkiyeti devredilmeksizin, başka bir manasıyla gönderilen malların mülkiyetinin satıcıda kalması kaydıyla, konsinye olarak malı alan durumundaki kimseye verilmesi olarak tanımlanır. Konsinye işlemi bir firmanın daha öncesinden tespit edilen bir fiyatla veya günün şartlarına göre satılmak üzere başka bir işletmeye mal göndermesi işlemidir.

 

Konsinye mal satış sisteminde, üçlü bir ilişki söz konusu olup, konsinye malı satan (konsinyör), konsinye malı alan (konsinyi), gönderilen mal ise (konsinye) olarak ifade edilmektedir.

 

Konsinye mal satışları; Bir satıcının, diğer bir satıcıya, (dağıtıcıya ya da komisyoncuya) malını herhangi bir bedel almadan, belirlenen fiyat üzerinden satıldığı zaman, bedelinin ödenmesi şartını içeren satış sistemi olarak tanımlanır. Başka bir anlatımla, konsinye olarak satışa satışa çıkarılan malların gönderen tarafından belirlenen fiyatlarla müşterilere satılmak, satılmadığı takdirde iade edilmek üzere yollanan mallar olarak tanımlamak mümkündür.

 

Pazar paylarının hızla daraldığı ve rekabetin hızla arttığı çağımızda; üreticiler,  ithalatçılar, satıcılar ve alıcılar, pazar paylarını genişletebilmek, mevcut pazar paylarını kaybetmemek ve mallarını ulusal marka yapmak için konsinye satış sistemini benimseme yoluna gitmektedir.

 

Eğer siz kuvvetli bir üreticiyseniz ve geniş alanda müşteri bulabilmek için daha zayıf konumdaki perakende satıcılarla irtibata geçmek istiyorsanız ürününüzü onlara konsinye olarak gönderebilirsiniz. Satıcı da ürünü sattığında içinden karını çıkarıp geri kalan miktarı bilahare gönderir. Bu da bir pazarlama taktiğidir. Dolayısıyla konsinye satışı bu sebeple ortaya çıkmış olup. Konsinye ihracat da bu yol ile global seviyede mal satmak için ön görülmüş bir ihracat şeklidir.

 

 

Konsinye mal satış sistemini benimseyen, alıcı firmaların ticari bakımdan sahip olacakları avantajları şu biçimde sıralamak mümkündür; birincisi, şirketlerde nakit akışı yönünde bir rahatlama meydana gelir ve yöneticilerin stressiz bir ortamda karar vermelerini sağlar.  İkincisi, firmalar az sermaye ile daha fazla mal grubu buldurma imkânına kavuşur. Ayrıca müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılama problemleri en asgariye iner. Üçüncüsü, firmaların satıcılara yalnızca sattığı mallardan dolayı ödeme yükümlülüğü doğar. Dördüncüsü, işletmenin malı sattığında ve yalnızca karı oranında Katma Değer Vergisi yükümlülüğü doğar.

 

 

Diğer taraftan; satıcıların konsinye mal satış sistemini benimsemeleri halinde, ticari bakımdan sahip olacakları avantajları şu biçimde sıralamak mümkündür;  birincisi, mevcut pazar paylarının koruması ve pazar paylarının artış göstermesi ayrıca bunun yansıması olarak üretim kapasitesinin artış göstermesina olanak verir, ikincisi depo ve benzeri giderlerden diğer bir anlatımla sabit giderlerin azalmasına yol açması üçüncüsü ise satıcının kendisine sadık alıcılar portföyü oluşturarak, gelecek de yaşanacak ekonomik krizlerden en asgari ölçüde zararla atlatmasını sağlar.

 

06.06.2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İhracat Yönetmeliği’nin 4. Maddesi (h) bendinde  konsinye ihracat “kesin satışı daha sonra yapılmak üzere yurtdışındaki alıcılara, komisyonculara, ihracatçının yurtdışındaki şube ve temsilciliklerine mal gönderilmesi biçiminde yapılan ihracat” olarak tanımı yapılmıştır.

 

       

İhracat Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesine göre; konsinye ihracat başvuruları ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne yapılmaktadır. Madde ve/ya da ülke politikası açısından Ticaret Bakanlığı’nca getirilebilecek düzenlemeler kapsamındaki mallarla ilgili konsinye ihraç talepleri Bakanlığın görüşü alındıktan sonra, bunun dışında kalan mallara ilişkin talepler ise direk olarak İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce sonuçlandırılmaktadır. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce konsinye ihracat olarak onaylanmış gümrük beyannamelerinin 30 gün içinde gümrük idarelerine sunulması gerekir. İhracatçılar, konsinye olarak gönderilen malların kesin satışının yapılmasından sonraki 30 gün içinde durumu, kendileri tarafından düzenlenmiş kesin satış faturası ya da örneği ve gerekli diğer belgeler ile beraber izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne bildirmekle yükümlüdür.

 

 

Konsinye olarak gönderilen malın ihraç tarihi itibariyle bir yıl içinde kesin satışının yapılması gerekir. Bu süre, haklı ve mecburi nedenlere istinaden başvuru edilmesi halinde, izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nce iki yıl daha uzatılabilir. Konsinye olarak gönderilen malın, konsinye ihraç izin süresi içinde satılamaması halinde, malın gümrük mevzuatı kapsamında yurda getirilmesi gerekir.

 

Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2013/31 sayılı genelgesinde, konsinye ihracat beyannamesi tescil edildiğinde, ödeme şeklinin mal mukabili olarak seçilmesi, beyannamenin 44 nolu sütununa “Konsinye ihracattır” ibaresinin yazılması sureti ile işlem yapılması gerekli olduğu belirtilmiştir.

 

Konsinye ihracat kapsamında yurtdışına gönderilen eşyalar konsinye ihracata uygun biçimde yapılır. Ancak Gümrük Yönetmeliğinin 449 maddesin uyarınca, konsinye satış sureti ile ihraç edilen eşyanın çıkışında, gönderildiği yerde satılmayıp geri gelmesi ihtimali göz önünde bulundurularak, ayniyet tespitine ilişkin tüm destekleyici bilgiler gümrük beyannamesine eklenmesi gerekir. İhraç amacı ile yurtdışına çıkan eşyaların satılamaması durumunda Yönetmeliğinin 448 inci maddesine geri gelen eşya işlemleri kırmızı hat muayenesi ile gerçekleştirilir.

 

KDV Kanunu’nun 10/d maddesine belirtildiği ve 1 no.Lu KDV Tebliği’nde de açıklandığı üzere,  komisyoncular vasıtası ile ya da konsinyasyon sureti ile yapılan satışlarda vergiyi doğuran olay, malların satıcı tarafından komisyoncuya ya da konsinyasyon sureti ile mal satanlara (konsinyi) verildiği anda değil, malların komisyoncu ya da konsinyasyon sureti ile mal satanlar (konsinyi) tarafından alıcıya teslimi anında oluşacaktır. Yukarıda da açıklandığı üzere, konsinye satışlarda, gerçek satış, malın gönderilmesi sırasında değil, aracı (konsinyi) tarafından nihai tüketicilere ya da üçüncü kişilere satılması sırasında gerçekleşmektedir. Malın konsinyi konumundaki aracıya teslimi satıştan çok bir emanet işlemi niteliğindedir.


Bu sebeple, malın mülkiyeti konsinyi tarafından satılıncaya kadar konsinyatör üstünde kalmaktadır. Bunun doğal neticesi olarak, anılan mallar, kesin satışı yapılana kadar, konsiyatörün stokları arasında yer alacaktır. Böylece, henüz satış kesinleşmediğinden, konsinye ihracat beyannamesi ile KDV iadesinden yararlanılamayacaktır. Bununla beraber, kesin satışının gerçekleştiği tarih boyunca tam istisna kapsamında KDV Kanununun 11 ve 12 inci maddeleri gereği mal ihracından dolayı KDV istisnasından yararlanılacaktır.


Öte yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229 uncu maddesinde “Fatura satılan emtia ya da yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan ya da işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” biçiminde tanımlanmıştır. Konsinye satışlarda ise malın konsinyasyon sureti ile mal satanlara (konsinyi) verildiği anda, henüz kesin satış olmadığı için, fatura da düzenlenmeyecektir. Anılan işlemlerde malın faturası, konsinyi tarafından üçüncü şahıslara satıldığında düzenlenecektir. Vergi Usul Kanunu’nun 231/5’inci maddesinde de; “Fatura, malın teslimi ya da hizmetin yapıldığı, tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verildiğinden, konsinye malın konsinyi tarafından üçüncü şahıslara satışını izleyen 7 gün içerisinde konsiyatör tarafından konsinyiye fatura düzenlenmesine özen gösterilmelidir. Keza, konsinye olarak yapılan ihracatlarda kesin satışı müteakip, yukarda belirtilen ihracat işlemleri de süresinde tamamlanmalıdır.

İhracat Nedir? İhracat Nasıl Yapılır?

 

 

Günümüzde iş yerleri gelir elde etmek için farklı ticari yöntemlere başvurmaktadır. Bazı işyerleri ülke içerisinde satış yaparken bazıları ise yurtdışına satış yapmaktadır. Bununla birlikte web üzerinden e ticaret yaparak ülke içinde satış yapan iş yerleri bulunurken e-ihracat ile de yurtdışına satış yapan işyerleri bulunur. İhracat yapmak pek çok avantajdan yararlanmasına ve gelirlerini artırmasına yardımcı olmaktadır. İhracat nedir, adlı bu makalemizde ihracat yapmak isteyen kişi ve işyerleri için önemli bilgilerden bahsedeceğiz. Sizler de bu yazımızı okuyarak ihracat yapmak hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

İhracat Nedir?

 

İhracat, bir ülkede üretilmiş olan mal ve hizmetlerin yurt dışına satılmasına verilen isimdir. Kısacası ihracat yurt dışına satış manasına gelmektedir. 

İhracat yapan firmaların bir kısmı kendi bağlantıları ve yapmış olduğu anlaşmalar sayesinde yurt dışına ürün gönderirken pek çok işletme de e-ihracat ile hem kendi siteleri üzerinden hem de yurt dışı pazaryerleri üzerinden ürün satışı gerçekleştirmektedir.

 

İhracat Nasıl Yapılır?

 

İhracat Nedir, İhracat Nasıl Yapılır adlı yazımızın bu bölümünde ihracat ile yurtdışına satış yapmak isteyen kişiler için nasıl ihracat yapılabileceğinden bahsedeceğiz. Sizler de bu bölümü inceleyerek ihracat süreçleri ve ihracat yapabilmek için gereken şeyler hakkında bilgi alabilir ve bu süreçleri tamamlayarak ülke dışına satış yapabilirsiniz.

 

Şirket Kuruluşu

 

İhracat ile yurtdışına ürün satmak isteyenlerin öncelikle yapması gerekli olan şeylerden birisi şirket kuruluşudur. İster yurt içerisinde ticaret dilerseniz de yurtdışına satış yapmak isteyen bir şahıs ya da işletme olun sattığınız her ürün için bir fatura kesme ve bu ürünlere yönelik vergileri ödeme zorunluluğunuz bulunur ve bu nedenle ihracat yapabilmek için öncelikle yapmanız gerekli olan şey şirket kuruluşu olmalıdır.

 

Genellikle ihracat ile yurtdışına satış yapan iş yerleri göz önünde bulundurulduğunda daha çok bu firmaların limited ve anonim şirketi olarak kurulmuş olduğu görülmektedir. İhracat için şirket kurmak isteyenlerin limited ve anonim şirket kurmasındaki en geçerli sebep ise bu şirket türlerinin özelliklerinin daha fazla olmasıdır. Sizler de öncelikle limited ya da anonim şirket türlerinden birini seçerek şirket kuruluşunuzu tamamlayabilir ve ihracata başlayabilirsiniz.

 

İhracatçı Birliğine Üye Olmak

 

İhracat yapmak isteyen kişi ve işletmelerin yapması gerekli olan ikinci şey ise bir ihracatçı birliği bulmak ve bu birliğe üye olmaktır. İhracat yapmak isteyen kişilerin üye olabileceği ihracatçı birliklerinden bazıları şunlardır;

 

  • Akdeniz ihracatçı birlikleri

  • Ege ihracatçı birlikleri

  • Uludağ İhracatçı birlikleri

  • Doğu Anadolu ihracatçı birlikleri

  • Güneydoğu Anadolu ihracatçı birlikleri

  • Orta Anadolu ihracatçı birlikleri

  • Karadeniz İhracatçı Birlikleri

  • Denizli İhracatçı Birlikleri

  • İstanbul İhracatçı Birlikleri

  • İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon ihracatçı birlikleri

Sizler de bulunduğunuz il ve bölgeye göre değişiklik gösteren yukarıdaki ihracatçı birliklerinden birine kaydolabilir ve resmi bir biçimde ihracat yapabilmek için gereken ikinci adımı atabilirsiniz.

Pazar Araştırması Yapmak

İhracat Nedir, Nasıl İhracat Yapılır diyen kişilerin yapması gerekli olan diğer önemli bir çalışma ise pazar araştırmasıdır. İhracat firmaları ürünlerini yurtdışına satacağı için satış yapılacak bir Pazar bulunmalıdır. Pazar araştırması yaparken firmaların büyük kısmı bu konu da uzman olan ekiplerden yardım alırken büyük bir kısmı de kendi ekiplerini kurarak çalışmalar yürütmektedir. 

Pazar araştırması yapan ihracat firmalarının genel itibari ile yapmış olduğu çalışmalar şunlardır;

 

  • Ülke dili ve kültürü

  • Rakip analizi

  • Satılacak olan ürünlere arz ve talep

  • Ülkede yaşayan kişilerin internet kullanım ve alışveriş alışkanlıkları

  • Ülkede bulunan pazaryeri satış siteleri ve ödeme sistemleri

  • En çok kullanılan sosyal medya platformları

  • Dijital pazarlama stratejileri

Gibi pek çok konuyla ilgili ihracat firmalarının çalışmalar yapması gerekiyor. Pazar araştırması sürecini başarılı bir biçimde tamamlayan firmalar ihracat süreçlerini daha kolay bir biçimde yürütebilmektedir.

Satış Sözleşmesinin Hazırlanması

İhracat ile yurtdışına satış yapacak olan işletmelerin dikkat etmesi gerekli olan önemli bir diğer konu ise satış protokolüdir. Satış protokolü, firmaların hem kendilerini koruması hem de resmi adımları başarılı bir biçimde tamamlaması için bir hayli çok önemlidir.

 

İhracat firmaları satış protokolü hazırlarken sözleşmelerin açık ve net bir biçimde hazırlanmasına ve protokolün global satış protokolü standarlarına uygun olmasına dikkat etmelidir.

Nakliye İşlemleri

İhracat yapan firmaların belki de en zorlanacağı konulardan birisi nakliye işlemleridir. Çünkü işbirliğine devam etmek ve ihracat sürecinin sürekliliğini sağlamak amacıyla firmaların

  • Teslimat süreçleri

  • Ürün sayısı

  • Nakliye zamanlaması

  • Teslim Tarihi

 

Gibi pek çok unsuru göz önünde bulundurması gerekiyor. Bununla birlikte ihracat ile yurtdışına ürün satmak isteyen firmaların göz önünde bulundurması gerekli olan bir diğer unsur da nakliye yöntemidir çünkü yurtdışına satış yapan firmaların nakliye masrafları bir hayli fazladır. Bu sebeple bir nakliye firması veya kargo firması ile anlaşılması maliyetlerin azalmasını sağlayacak ve firmaların gelirlerini arttırmasında rol oynayacaktır.

 

 

Nakliye işlemlerini başarılı bir biçimde sürdürmek isteyenleri hazırlaması gerekli olan birkaç adet belge bulunur;

 

 

  • Proforma Fatura

  • Ürün Faturası

  • Yabancı Fatura

  • Çeki Listeleri ve Eşya Ordinosu

  • Koli Müfredat Belgeleri

  • Kontrol Belgeleri

 

Gibi belgeler hazırlanmalıdır. Burada firmaların ihracat faturası konusunda dikkatli davranması bir hayli önemlidir. Aksi halde iş yerleri teslimat ve ödeme süreçlerinde problem yaşayabilmektedir.

 

 

İlgili belgeler hazırlandıktan sonra ürünler yurtdışına sevk edilmek için gümrüğe gönderilmektedir. Gümrük süreçlerinin iyi yönetilmesi teslimatın hızlı bir biçimde gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu neden ihracat firmaları uzman bir biçimde hizmet sunan gümrük müşavirleri ya da aracı kurumlar ile çalışmaya özen göstermelidir.

 

 

SEO Nedir Ve Nasıl Yapılır?

SEO Nedir?


İngilizce açılımı Search Engine Optimization olan dilimize çevrilmiş hali de Arama Motoru Optimizasyonu olan SEO internet sitenizi Google gibi arama motorlarını kullanarak arama yapan kullanıcılara üst sıralarda göstermek ve sitenize ziyaretçi çekmek için yapılan çalışmaların tamamına verilen isimdir.

 

İstatistiklere göre Google üstünde arama yapan kullanıcıların %90’ı yapmış oldukları arama sonrasında ilk sayfada karşılarına çıkan internet sitelerini ziyaret etmektedir. Sadece geriye kalan %10’luk kesim diğer arama sonuçlarını incelemektedir.

 

Elimizdeki ürünü ilgili kişilere tanıtabilmek ve pazarlayabilmek için arama motorlarında üst konumlarda çıkmak; pazarlanmak istenilen veya tanıtımı yapılan ürünle, o ürünün alıcısı arasındaki ilişki açısından son derece önemlidir.

 

Bunu örnekleyecek olursak, web üzerinden cep telefonu satışı yapan bir mağazamız olsun, Google üstünde arama yapan kullanıcıların cep telefonu ve cep telefonu ile alakalı arama yapmış olduklarında bizim internet sitemizi ilk sayfada görüp sitemizi ziyaret etmelerinin kattığı değer ile, maliyet harcayarak reklam tanıtım verilen mecralardan sitemizi ziyaret eden kullanıcıların kattığı değerden daha fazladır.

 

Buna göre elimizdeki ilgili ürünü ilgili alıcıya ulaştıracak ve satış potansiyelimizi rakiplerimizin üzerine taşıyacak en etkili ve uzun sürede kalıcı en iyi yol arama motoru optimizasyonudur.

SEO’da Neler Yapıyoruz?


SEO çalışmaları genel itibari ile site içi SEO ve site dışı SEO olmak üzere ikiye ayrılır. Site içi SEO, internet sitenizin tasarımı ve yazılımı yanında özellikle halihazırda sahibi olduğu içerikler üstünde yapılan ayrıntılı çalışmaları kapsar. Site dışı SEO ise site dışından gelen linkler ve görsel materyaller, sosyal ağ, forumlar ve bloglar gibi çeşitli kaynaklar üstünden siteye ziyaretçi akışı sağlayarak sitenizin tanınmasını ve niteliğini artırmaya yönelik bir çalışmadır.


Öncelikle SEO Danışmanlığı hizmeti almak arzu ettiğiniz internet sitesi çeşitli uzman araçlarla incelenir ve detaylı bir SEO raporu ortaya çıkartılır. Ardından bir çok kriter göz önünde bulundurularak bu rapor analiz edilir, siteniz üstünde (site içi SEO) ve sitenizin dışındaki kaynaklar kullanılarak (site dışı SEO) ne gibi değişiklik, geliştirme ve düzenleme çalışmaları yapılacağı belirlenir. Tüm bu işlemler arama sonuçlarında sıralamada gözükmek arzu ettiğiniz kelime ve/ya da kelime grupları esas alınarak yapılır. Sitenizin üstünde de aynı işlemler yapıldığından arama motorlarının botları sitenizi daha sık taramaya, daha çok içeriğinizi arama sonuçlarında göstermeye ve zamanla sitenizi belirlenen kelime ve/ya da kelime gruplarında üst sıralara taşımaya başlar.


Teknik Optimizasyonlar


Sempeak olarak SEO çalışmalarına; internet sitenizin mevcut durumu, yapısını inceleyerek ve tüm yapıyı analiz ederek başlıyoruz. Söz konusu çalışma, temelde arama motorlarında ürün ve hizmetlerinizle ilgili sayfaların sıralama durumlarına ilişkin değerlendirmeleri kapsıyor. Böylelikle uygulamaya geçirilecek teknik SEO maddeleri için yol haritası oluşturuluyor. Gerçekleştirilen tüm analizler site içi SEO ve site dışı SEO çalışmalarının temelini inşa ediyor.


SEO teknik maddeler arasında yer alan site içi SEO çalışmaları; internet sitesinin kurulumunda kullanılacak olan alt yapı sisteminden, sayfalarda yer alan metin, görsel ve sistem üstündeki eklentilere kadar bir çok farklı unsuru ele alıyor. Söz konusu analizin ardından ise; internet sitesinin arama motorları açısından değerinin ölçülmesi gerçekleştiriliyor. Site haritası oluşturuluyor. Anahtar kelimeler belirleniyor. Metin ve görsellerin SEO uyumlulukları gözden geçiriliyor. Tüm bu teknik SEO maddeleri, sitenize yapılacak olan SEO çalışmasını belirliyor.



İçerik Optimizasyonu


Web sitesinde gerçekleştirilecek site içi SEO çalışmalarının planlanması aşamasında yardımcı olan uzman araçların bütünü içerik optimizasyonu araçları olarak tanımlanıyor. Söz konusu araçlar farklı özelliklerinde: Site içerikleri hakkında konu tavsiyeleri, anahtar kelime tavsiyeleri, metinlerin analizi, kullanıcı arama analizleri, hedef kitle arama yoğunlukları, bölgesel arama analizleri gibi...


İçerik optimizasyonu çalışmalarının tamamı; daha isabetli şekilde SEO içerik hazırlanmasını, daha isabetli şekilde paylaşımlar yapılmasını ve sonuç itibariyle daha çok etkileşim almayı sağlar. Özetle daha çok nokta atışı ve hedef kitle odaklı içerikler oluşturmaya yardımcı olur. SEO’da içeriğin önemi yadsınamaz bir gerçektir ve içerik optimizasyonu da bu konu da SEO'nun sağ koludur. İçeriklerin SEO alanında uzman metin yazarları tarafından hazırlanması, SEO için sıralanan teknik maddeler doğrultusunda oluşturulması, doğru zamanda doğru platformlarda paylaşılması da en az SEO analizleri kadar kadar önem arzeder. Nitelikli ve SEO uyumlu içerikler sayesinde sahip olduğunuz ürün ve hizmetleri uzman biçimde ama kullanıcı odaklı olarak anlatma fırsatı yakalayabilirsiniz.


Off Page SEO Çalışmaları (Dış SEO)


Teknik SEO maddeleri arasında yer alan site dışı SEO çalışmaları da aynı hassasiyet ve profesyonel bir yardımla gerçekleştirilmelidir. Web sitesinin sahip olduğu ana kategoriler ve çalışma alanları hakkında gerekli analizlerin yapılmasının ardından; web sitesine referans olabilecek farklı, güçlü ve kaliteli bağlantılara ihtiyaç duyulur.

Site dışı SEO konusunda en birincil etki tanıtım çalışmaları olarak da tanımlanan referans alma sistemidir. Site dışı SEO çalışmaları kapsamında web sitenize referanslar satın alabilirsiniz ancak bunun için satın alma işlemini gerçekleştireceğiniz web sitesinin analizini iyi yapmalı ve doğrudan işiniz ve alanınızla ilişkili, nitelikli ve yoğun trafiğe sahip sayfalar tercih etmelisiniz. Bu işlem için de yapılması gereken tüm çalışmalar SEO standartları içinde gerçekleşmeli, tekrar eden sayfalar, anlam bütünlüğü olmayan ya da işinizi tanımlamaktan yoksun metinlerle ya da paylaşımlarla yapılmamalıdır.




SEO Eğitimi

SEO Eğitimi 


SEO; son senelerde en çok aranan anahtar kelimelerin başında geliyor. Elbette milyonlarca internet sitesi içerisinde bir adım öne çıkmak ve arama motorlarında görünür olmak, bir çok işletmenin ve site sahibinin isteği olduğundan, bu alanda ciddi bir sektör uzmani ihtiyacı da ortaya çıkıyor. İşte SEO Eğitimi; ister kendi siteleriniz için uygulamalar yapmak isteyin, dilerseniz sektörde bir profesyonel olarak çalışın, geleceğin en önemli çalışma alanlarından birisinde profesyonel olmanızı sağlamakta olan eğitimdir. Firmamız profesyonelları tarafından verilen eğitimler, SEO hizmetlerini uzman biçimde yapabilmenizi sağlar.


SEO Eğitimi Kimlere Verilir


Seo eğitimleri, dileyen herkesin alabileceği eğitimlerdir. SEO dersi almak için temel seviyede bilgi teknolojileri ve internet teknolojileri bilgisi yeterlidir. Bilgisayar mühendislerinin dahi bazı boyutları ile hakim olmadıkları bu eğitimleri alabilmek için herhangi bir alanda profesyonel olmak gerekmez. Elbette bilgi teknolojileri ile alakalı alanlardan bir tanesinde profesyonellaşmış olmak bu alanda eğitim alırken işleri biraz daha kolay şekle getirir. Ama bu bir gereklilik değildir. İçerik yazarları, grafik tasarımcıları, programcılar ve diğer meslek dallarından herkes SEO Eğitimi alabilir. SEO uygulamalarını kendi bünyelerinden hayata geçirmek isteyen firmalar da, dilerlerse personellerine bu eğitimleri aldırabilirler.


Dijital Pazarlama ve SEO

Geleneksel pazarlama eğitimleri içerisinde SEO, akademik müfredatlar içerisinde yeni girmekte olan bir konudur. Dijital pazarlamanın son birkaç sene içerisinde gösterdiği marjinal gelişim, akademik birimleri harekete geçirmiş olsa da, bu eğitimleri geçmişte almış olan binlerce Pazarlama uzmanı, SEO Eğitimi almak gereksinimini kaçınılmaz olarak hissetmektedir. Zira artık geçmişte kullanılacak olan pazarlama araçlarının büyük bir çoğunluğu kullanılmamakta, dijital pazarlama araçları mutlak hakimiyeti elinde bulundurmaktadır. Tabii bu alandaki en önemli etkinlik SEO’dur.


Arama motoru optimizasyonu, bir web sitesinden elde edilecek ticari faydayı marjinal şekilde artırabilir. Tıklanma sayısını yüzlerce kat artırabilecek uygulamalar sonucunda satış hacmi artar ya da okunma sayısı yükselir. Web sitesi hangi alanda yer alıyorsa alsın, kullanıcılara erişme hedefi bulunduğundan, bu aracı kullanması gerekir. Rehber siteler ve yönlendiren kaynakların hiç birisi arama motoru kadar efektif sonuçları ortaya çıkarmaz. SEO Eğitimi bu noktada gerekli uygulamaları gerçekleştirecek uzmanların yetiştirilmesi için verilen eğitimdir.


SEO Eğitimi Ne Kadar Sürer?

SEO eğitimleri, gereksinimlere bağlı olarak farklı sürelerde verilebilir. Eğitimi alan kişi veya kişilerin uzmanlıklarına bağlı olarak bu süreç değişiklik arz eder. Eğitim başlamadan önce eğitim uzmanları tarafından yapılacak analiz, toplam sürenin ortaya çıkması için yeterli olacaktır.

 

Online SEO Eğitimi

Açıkça ifade etmek gerekirse, SEO gibi ciddi ticari faydalar sağlayabilecek bir uzman kabiliyeti açık kaynaklardan elde etmeniz pek kolay değildir. Çevrimiçi kaynaklarda verilen eğitimlerin, nitelikleri bir hayli düşük olabilmekle beraber, eğitimin temel niteliklerinden olan ölçme ve değerlendirme bu kaynaklarda yapılamaz. Anlamadığınız hususları soramaz ve pekiştiremezsiniz. Bu sebeple size direk olarak birebir destek verebilecek kişi ve kurumlardan SEO Eğitimi almanız yararınıza olacaktır. İnternette bedava dağıttığı olarak dağıtılan SEO Rehberi, SEO Eğitimi pdf, reklamcılık kursu videoları gibi kaynaklar yerine, akademik biçimde verilen eğitimleri tercih etmeniz daha doğrudur. Unutmamak gerekir ki, sistematik olarak verilmeyen eğitimin yararlı olabilmesi olanaklı değildir.


Biz sizin için uzmanlarca hazırlanan, evrensel kaynaklardan derlenip, en son algoritmalara göre şekillendirilen eğitimleri sunuyoruz. Bizimle iletişim kurarak, bu alanda uzmanlık elde edebileceğiniz SEO Eğitimi programlarına hemen katılabilirsiniz. Firmamız tarafından sunulmakta olan SEO Eğitimi fiyatları bakımından da bir hayli avantajlı düzeyde yer alıyor ve ihtiyaçlarınızı pek çok açıdan en iyi biçimde karşılamaktadır. Eğitimlerimiz kişiye özel sunulabilmekte olduğundan, istediğiniz zaman bizimle iletişim kurarak öğrenmeye başlayabilirsiniz.

SEO Analizi Nedir?






SEO analizi, Google gibi arama motoru sonuç sayfalarında, belirli anahtar kelimelere ait sıralamalarda daha yukarılara çıkarmanızı sağlamak amacıyla fırsatları görmenize izin verir. SEO analizi ile web sitenizi denetleyebilir, neleri optimize etmeniz gerektiğini bulabilir, sıralamanızı iyileştirmek için neler yapmanız gerektiğini saptayabilir ve hangi stratejilerin size engel olduğunu bulabilirsiniz.

SEO Analiz Aracı Nedir?

SEO’da ustalaşmak uzun seneler alsa da, bunu yapmanın en kısa yolu SEO araçlarıdır. SEO araçları; gösterimleri, tıklamaları, hemen çıkma oranını ve daha fazlasını içeren internet sitesinin genel sağlığını belirlemeye ve internet sitesinin Arama Motoru Sonuçlarında daha üst sıralarda yer almasına yardımcı olur.

SEO Araçlarını Neden Kullanmalısınız?

SEO araçları çok kullanışlıdır ve pazarlamacıların hayatını kolaylaştırır. SEO araçlarının kullanılmasının nedenleri aşağıda belirtilen şekildedir:


Yüksek nitelikli arama kelimeleri bulma konusunda markanıza destek olur.

Rakipleri ölçmek için raporlama yapmanızı sağlar.

Fırsatları yakalamaya yardımcı olur

SEO denetimlerinde zamandan ve paradan tasarruf etmenizi sağlar.

Verilere erişmeye ve analiz etmeye yardımcı olur.

Sonuçları görselleştirmeyi kolaylaştırır.

SEO Nasıl Yapılır? Önemli İpuçları

 SEO Denetimi Yapma

Herhangi bir SEO kampanyasını ya da stratejisini başlatmadan önce bir SEO denetimi yapmanız gerekir.


Genel site performansınızın sistematik olarak incelenmesi; internet sitenizin arama motorlarının en iyi uygulamalarına uymasını, sıralamanızı ve görünürlüğünüzü engelleyen herhangi bir sorun yaşamamanızı sağlamak amacıyla önemlidir.


SEO denetimi genelde genel site performansınızı incelemeyi ve sayfalarınızda herhangi bir yanlış olup olmadığını kontrol etmeyi içerir. Ardından, bu hataları düzeltmek ya da belirli site ölçümlerini iyileştirmek için uygun biçimde taktikler geliştirebilirsiniz.


Bu, gelişmiş bir SEO stratejisi gibi görünmese de, web sayfalarının sıralamasının durgun kalmasına sebep olan temel sayfa içi SEO kurallarını içerir:


  • Tüm web sayfalarınızda SEO meta başlık ve açıklamaları var mı?

  • Web sitenizdeki her sayfa, hedef anahtar kelimeleriniz için optimize edilmiş mi?

  • URL yapınız arama motorları için optimize edilmiş mi?

  • Her sayfa ve blog yazısı doğru biçimlendirilmiş mi?

  • Tüm resimlerinizin ALT etiketlerinde anahtar kelimeler var mı?

  • Sayfanızın iç ve dış bağlantıları var mı?

  • Sayfalarınızdan herhangi biri anormal derecede yüksek hemen çıkma oranı gösteriyor mu?

  • Web sitenizin sayfaları mobil uyumlu mu?

  • Web siteniz Core Web Vitals puanını geçiyor mu?

Google Search Console’da site performansınızı hızlı bir şekilde gözden geçirebilirsiniz.

2. Doğru Anahtar Kelimeleri Hedefleme


Doğru arama kelimeleri ve kelime öbeklerini seçmek, başarılı SEO’nun en önemli adımlarından birisidir.


Sitenize büyük miktarda trafik gelmesi işinize yarayabilir, fakat doğru kitleleri çekmeye öncelik vermeniz gerekir.


Anahtar kelime analizi

Anahtar kelime analizi, her içerik optimizasyon stratejisinin en önemli parçasıdır. Hedef pazarınızla bağlantı kurmak için en etkili arama kelimeleri seçmek zaman ve araştırma gerektirse de, SemRush gibi araçları kullanarak anahtar kelime araştırması yapmak çok kolaydır.


İçeriğiniz için en alakalı terimleri ve ifadeleri seçmeden önce, çok çeşitli araştırma faaliyetleri yürütmeniz gerekir. Her şeyden önce, bariz çözümle başlayabilirsiniz: Anahtar kelime fikirleri için ekibinizle beyin fırtınası yapın. Sonra, bu ifadeleri ve tüm varyasyonlarını aramak için Google’ı kullanmalısınız.


Genellikle yeni anahtar kelime fikirleri için değerli bir kaynak olduğu için “People Also Ask – Kullanıcılar bunları da sordu” bölümüne göz atmayı ve nişinizdeki en sıcak konuları keşfetmek için Google Trendler’i kullanmayı unutmayın.

İşlem tamamlandıktan sonra, Google Anahtar Kelime Planlayıcı gibi çevrimiçi araçlardan birinde her öğeyi analiz edin. Bunu yaparak, içeriğinizin sıralamasını yükseltmeyi vaat eden veriye dayalı bir sonuç elde edeceksiniz.

Anahtar kelime öbeklerini araştırırken, iyi arama hacmine sahip bazı uzun kuyruklu anahtar kelimeler de fark edebilirsiniz. Özellikle içerik pazarlamasında yeniyseniz veya henüz konuyla ilgili herhangi bir içerik ele almadıysanız, önce bu uzun kuyruklu anahtar kelimeleri hedeflemek isteyebilirsiniz.

  • Rakip anahtar kelime araştırması

Rakibinizin anahtar kelime stratejisini analiz etmeden anahtar kelime araştırmanızı tamamlayamazsınız.

Tek yapmanız gerekli olan, rakibinizin URL’siniMoz gibi bir SEO aracına girmektir. Araç, rakibinizin tüm sıralama anahtar kelimelerini analiz etmenize ve bulmanıza yardım edecektir. Ancak, rakibinizin tüm sıralama anahtar kelimelerine ihtiyacınız yoktur. Bunun yerine, # 1’den # 20’ye kadar olan önemli konum sıralamalarını ortaya çıkarmayı seçebilirsiniz.

Rakiplerinizin sitesine trafik çeken bu önemli anahtar kelimeleri kullanmak ve potansiyel olarak sıralayabileceğiniz herhangi bir arama ifadesi olup olmadığını görmenizde fayda var.

  • İçerik Stratejisi Oluşturma

Anahtar kelime listenizi oluşturduktan sonra, içeriklerinizi yaratmak için ilgili terimleri beraber planlamanın, organize etmenin ve gruplandırmanın vakti geldi. Faka içeriğe anahtar kelime doldurmanın, Google’ın arama sonuçlarının ilk sayfasında üst sıralarda yer almanıza yardımcı olabileceği günler geride kaldı. Bugün hedeflenen SEO amaçlarına ulaşmak istiyorsanız, nitelikli içerikler oluşturmanız gerekir.

3. Daha Yüksek Sıralamalar için İçeriğinizi Optimize Etme ve Güncelleme

Web sitenizde kaç gönderi yayınladınız? Halihazırda daha önce var olan pek çok makaleniz ya da blog yayınınız var ise, bu sonraki strateji kesinlikle sizin için önemlidir. Çünkü blog yayınınızı güncellemek ve yeniden optimize etmek, daha yüksek sıralamalar elde etmenin en uygun maliyetli ve etkili yöntemlerinden biri olabilir.

Mevcut içerik zaten yetkiye ve yerleşik bir okuyucu kitlesine sahip olacağı için sıfırdan yazmak yerine, mevcut bir gönderiyi güncellenmiş bilgiler ve ekstra içerikle yenileyerek arama sonuçlarındaki performansınızı artırabilirsiniz.

Soru şu ki, hangi içeriğin güncelleneceğini nasıl seçerceksiniz?

Bir içerik güncellemesi için en iyi adaylar, ya çok talep gören 1. Sıraya yakın ya da 2. Sayfada üst sıralarda yer alan yüksek trafik potansiyeline sahip adaylardır.

4. Optimize Edilmiş SEO Açılış Sayfaları Oluşturma

Yukarıdaki senaryolar çoğu zaman blog metinleri için geçerlidir. Ancak, kimi zaman amacınızın bilgi amaçlı ifadeler için ziyaretçileri çekmek değil, ödeme yapan müşterileri çekmek için ticari amaçlı anahtar ifadeler kullanmaktır.

Bu durumda, bir açılış sayfası oluşturmanız gerekir. Açılış sayfaları, evvela hedef kitlenizi tek bir işlem yapmak üzere nitelendirmek ve yönlendirmek için oluşturuldukları için çok etkilidir.

Blog gönderileri ve metinler oluşturmaya benzer şekilde, oluşturma süreci büyük ölçüde aynıdır, fakat açılış sayfalarınız ticari amaçlı anahtar kelimelerle optimize edilmelidir.

Başlığınızın ve açıklamanızın anahtar kelime odaklı olduğundan emin olarak bunları içeriğinizde doğal olarak kullanın. Açılış sayfanızın iyi tasarlandığından, muhtemel satış yaratma ve satışlarınızı iyileştirecek kadar ikna edici olduğundan emin olun.

E-İhracat Nedir ?

E İhracat Nedir?

Ticaretin boyutu, hizmet ağının genişliğine göre büyür. Bu sebeple özellikle ülke dışına satış yapabilen işletmeler için “büyük” unvanı kullanılır. Ülkeler arasında alım satımın yapıldığı bir ticaret ortamında ise her iki taraf da kazançlı çıkar. Öyle ki online alışveriş firmaları bile ülke dışına satış yapmaya yönelmektedir. Yurt dışına satış ise “ihracat” terimini doğurarak dış ticareti etkileyen bir eylemdir.

 

Dış ticaret ve dış ticaretin bileşenleri, ülke ekonomisinde belirleyici konumdadır. Ürün, hizmet ve sermayenin yasal ülke sınırlarının dışındaki bir ticaretin unsuru olması ile ilgili bir durum olan dış ticaret, iki en temel temel üzerine kuruludur. Bu iki temel; alım ve satımı ilgilendiren ithalat ve ihracat tır. Cari açık göz önüne alındığında daha önemli olan ayağın ihracat olduğunu görmek mümkündür. Sadece alışılmış ticaret için değil, online alışveriş için de büyük önem teşkil eden ihracat nedir?

 

İthalat ile beraber bir ülkenin dış ticaret dengesini oluşturan ihracat, kısaca “dışsatım” veya “ülke dışına satış” olarak tanımlanır. Genel itibariyle ihracat; bir malın, bir ülkenin gümrük sınırlarının dışına veya serbest bölgelere, yürürlükte olan ihracat ve gümrük yönetmeliği kapsamında çıkması veya satışı demektir. Söz konusu ihracatı, “ihracatçı” unvanıyla, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine üye, vergi numarasına sahip, gerçek veya tüzel kişi statüsüne sahip kişi ve kurumlar yapar.

 

İhracat yalnızca alışılmış ticareti değil, online alışverişi de ilgilendiren bir olgudur. E-ticaret girişimcilerinin, online alışveriş siteleri aracılığı ile ihracat yapması mümkündür. E ihracat, web üzerinden ülke dışına satış yapma işlemidir. Her geçen gün büyüyen online alışveriş piyasasında hizmet veriyorsanız ve ülke dışına açılmak istiyorsanız, e ihracata başlayabilirsiniz.

 

E İhracat Pazarlaması Nedir?

E ihracat yapmak istiyorsanız, pazarlama stratejilerinizi de güncellemeniz gerekir. Dijital pazarlama yöntemlerinden tam verim alabilmek için online alışveriş sitesinden SEO’ya, reklamlardan sosyal ağlarda kadar her alanda yeni stratejiler üretmelisiniz.

 

E ihracat pazarlamasının ilk kuralı, global standartlarda bir online alışveriş sitesine sahip olmaktır. E ticaret siteniz farklı dilleri desteklemelidir. Ayrıca farklı servis sağlayıcılar tarafından görüntülenebilecek kadar kuvvetli bir altyapıya sahip olmalıdır.

E-ticaret siteniz SEO kurallarını tam manasıyla yerine getiriyor olsa bile performansı bölgelere göre farklılık gösterebilir. Bu alanda da yapacağınız güncellemelerle online alışveriş sitenizi global arama motorlarında öne çıkarabilirsiniz.

 

Reklamların da e ihracatta önemi büyüktür. Farklı dillere çevrilmiş arama motoru ve e-posta reklamları ile ürün ve hizmetlerinizi yurt dışındaki potansiyel müşterilerinize tanıtabilirsiniz. Bu süreçte sosyal ağları da aktif olarak kullanmayı ihmal etmemelisiniz.

 

İhracat Faturası Nedir? E İhracatta Kesilecek Fatura Nasıl Olmalıdır?

İhracatta da bir satış söz konusudur ve dolayısı ile satışı faturalandırmak zorunludur. İhracat faturaları genelde iki dilde kesilir. Klasik faturadan farkı, faturadaki para birimi ve KDV’siz olmasıdır. E ihracatta ise yurt içerisinde online alışveriş işlemlerinde kullanılacak olan e-fatura sistemine benzer bir uygulama vardır.

 

E ihracat faturası, ülke dışına yapılan satışlarda, gümrük çıkış beyannamesi düzenlenmesi halinde kesilmesi gerekli olan faturadır. Mikro ihracatlarda ve gümrük çıkış beyannamesi düzenlenmeyen satışlarda e  ihracat faturası kesilmez.

E ihracat faturasında Gelir İdaresi Başkanlığı’nın da bilgilerine yer verilir. Dijital ortamda düzenlenen bu faturaların alıcı kısmına bakanlığın adı kaleme alınır. E ihracat faturası kesebilmek için mali mühür sahibi olmak, GİB müracaatlarını tamamlamak ve bir fatura entegrasyon sistemi kullanıyor olmak gerekir.

 

İhracat Vergisi Nedir?

İhracat vergisi; belirli dönemlerde, belirli ürünler için yürürlüğe konulan vergidir. Genellikle yurt içerisinde ihtiyaç duyulan ürünlerin, ihtiyacı artıracak oranda ülke dışına satışını sınırlandırmak ve engellemek amacı ile konulur. Arz – talep dengesini muhafaza etmek için ihracata konu olan ürünlerin fiyatlarını artırmak amacı ile da ihracat vergileri konabilir.

 

İhracat Beyannamesi Nedir ve Neden Önemlidir?

İhracat beyannamesi, ilgili mevzuata uygun bir biçimde doldurulan ve ilgili ihracatçı birliği tarafından onaylandıktan sonra gümrük idaresine sunulmakta olan belgedir. Doğrudan mal sahibi veya vekili tarafından düzenlenmesi önem arz eden bir durumdur. Tescil için ibraz edilen beyannamelerdeki bilgilerde sonradan değişiklik yapılamaz.

Sekiz nüshalı bir takım veya dört nüshalı iki takım biçiminde düzenlenen bu beyannamenin nüshaları, ihracatın başladığı noktadan bitiş noktasına kadar geçen süreçte ilgili yerlere teslimi yapılır.

 

İhracat Sözleşmesi Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

İhracat protokolü; alıcı ve satıcı arasında yapılan, rizikoların karşılıklı yönde belirlendiği ve paylaşıldığı, ürünün satışı ve bedelinin ödenmesine ilişkin ayrıntıları içeren bir dış ticaret satış protokolü örneğidir. Terimsel anlaşmazlıkları önlemek adına genelde Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce-ICC) tarafından belirlenen kavramlar kullanılır.

 

Sözleşmede yer verilecek ayrıntılara ve taraflarca karara bağlanması gerekli olan hususlara özen gösterilmelidir. İhracat protokolünde bulunması gerekli olan ayrıntılar şöyledir:

 

  • Ürünün cinsi, türü ve kalitesi
  • Ürünün miktarı ve fiyatı
  • Teslim yeri ve zamanı
  •  Ödeme biçimi, yeri ve zamanı
  • Olası anlaşmazlıklar için çözümleri

 

İhracat Lisansı Nedir?

İhracat lisansı, ihracatın yapılacağı ülkenin ilgili kurumları tarafından ihracatçıya verilen bir çeşit izin belgesidir. İhracat lisansına sahip olan ihracatçı, üretmiş olduğu veya tedarik ettiği ürünlerin yurtdışı satışını gerçekleştirebilir.

E ihracat Teşvikleri Nelerdir?

Ticaret Bakanlığı, ihracatı artırmaya yönelik çalışmaları dahilinde bazı teşvikler sağlamaktadır. Söz konusu ihracat teşviklerinden e ihracat yapan online alışveriş girişimcileri de yararlanabilmektedir. Ticaret Bakanlığı’nın ve KOSGEB’in sunmuş olduğu e ihracat için devlet teşvikleri şu konularla ilgilidir:

 

  •  E ihracat yazılım giderleri,   
  • E ihracat girişimleri için tescil, seyahat ve pazara giriş masrafları,
  • Yurt dışında e ihracat için tasarlanan e ticaret sitelerinin dijital reklam maliyetleri,
  • İhracatçılar tarafından desteklenen fuarlara katılım giderleri,
  • E ihracat için yurt dışında birim açma destekleri,
  •  Tanıtım amacıyla yurt dışına gönderilen çeşitli promosyon malzemeleri,
  • Dış ülkelerdeki tanıtım ve pazarlama faaliyetleri,
  •  Geleneksel medya mecralarında yayınlanacak yerel dildeki ilanlar.

E-İhracat Avantajları Nelerdir?

E-ihracat, geleneksel ihracattaki prosedürlere gerek kalmadan yurt dışına satış yapmayı sağlar. Bu özelliği sebebiyle birçok avantaj barındırır. Lojistik operasyonlardaki prosedürlere ve maliyetlere gerek kalmadan ihracat yapmaya olanak tanır. Örneğin; İngiltere’de bir şirket ya da personel olmadan bu ülkedeki bir tüketiciye ürün satılabilir.
E-ihracatın avantajlarından bazıları şöyle sıralanabilir;
– E-ihracat ile satılan ürünler, B2C iş modeli ile doğrudan son tüketiciye ya da klasik ihracatta olduğu gibi B2B yani firmadan firmaya gönderilebilir.
– E-ihracatta birçok ülkede KDV muafiyeti vardır. Bu sebeple KDV iadesi alınabilir.
– Klasik ihracattaki maliyetlere, konşimento prosedürlerine ve yatırımlara gerek olmadan yurt dışına satış yapılabilir.
– E-ihracatta ödemeler döviz cinsinden alınır; bu sebeple kur dalgalanmalarından etkilenmeden kâr etmek mümkündür. Ayrıca, kur farkı sebebiyle beklenenden fazla kâr elde edilebilir.
– E-ihracatta hem ağırlık hem de değer olarak küçük ürünler gönderildiği için sevkiyat zararları karşılanabilir seviyededir.
– E-ihracat ile gönderilen ürünler için -bazı ürünler dışında- CE belgesi yeterli olur; özel bir sertifika gerekmez.

E-İhracat Dezavantajları Nelerdir?

E-ihracat, birçok avantajına rağmen dezavantajlar da barındırır. Örneğin; belli sınırlar içinde ürün satışı yapılabilir. Bu sebeple büyük çaplı ihracat hedefleri için ideal değildir.

E-ihracatın dezavantajları’ndan bazıları şunlardır;

– E-ihracatta ödeme almak için online ödeme sistemleri kullanılmalıdır. PayPal gibi bazı ödeme sistemlerindeki engeller sebebiyle ödeme konusunda zorluklar yaşanabilir.

– E-ihracatta iade ve değişim prosedürleri karmaşık ve maliyetlidir. Doğrudan son kullanıcılara satış yapıldığı için iade ve değişim talepleri ile satıcı ilgilenmek zorunda kalabilir.

– Farklı ülkelere e-ihracat yapılıyorsa her ülkenin standartları, vergileri, etiketleme ve ambalajlama prosedürleri farklı olabilir. Bu sebeple farklı ülkeler için farklı prosedürlere göre değişiklik yapmak gerekebilir.

– E-ihracat süreçlerinin çok iyi yönetilmesi ve takip edilmesi gerekir. Bu süreç zaman alır ve maliyetli olabilir.

– Yurt içindeki online operasyonlardan farklı olarak daha fazla sorumluluk gerektirir.

– Müşteri ilişkilerini yönetmek zordur; taleplere her zaman hızlı cevap verilemeyebilir.

– Lojistik süreçleri bazen çok karmaşık bir hal alabilir.